|
|
HERKESE
İYİ BAYRAMLAR... daydo89... 
Google'ın ücretsiz e-posta servisi olan Gmail'de bulunan ve Türkçe arayüzde göremediğimiz Gmail Labs isimli eklentilere bir yenisi daha geliyor. Bu özellik, henüz her hesapta etkin değil. Fakat şu sıralarda kademe kademe hesaplara yayılan bu yenilik, e-posta hesabımızı bir iletişim merkezi haline getirecek gibi görünüyor. Bu özellikle birlikte Gmail üzerinden kolayca SMS gönderebileceğiz, hatta SMS'lere cevap da alabileceğiz.
 Nasıl Çalışır?
Arabirimi, Gmail ayarlarından İngilizce yaptıktan sonra, yakın zamanda Gmail hesabınıza gelecek olan özelliği etkinleştirmenin hemen ardından, arayüzde sol tarafta çıkan mesajlaşma kısmında SMS gönderisi özelliği de kullanılabilir hale geliyor. Siz buraya bir telefon numarası yazdığınızda, SMS özelliği etkinleşiyor. İşin güzel tarafı, SMS gönderdiğiniz kişi size cevap verdiğinde cevap Gmail hesabınıza geliyor.
Ayrılığın acısı içimde Acımı ve umutsuzluğumu gören kıskançlarınsa içi sevinç dolu Kavuşma saatlerinin zevkleri ne kadar kısa
Ayrılık günleriyse ne kadar uzun Her sabah doğan güneşe seni soruyorum Ve her gece çakan şimşeğe Ama yemin ederimki Senden başka kimse olmayacak Çünkü aşkın kitabında yemin geçerlidir...

Sevgilerimle daydo89...
Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa, o zaman mayonez kavanozu ve 2 Fincan Kahveyi hatırlayınız! Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar; Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler, Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, onlar da 'evet' doldu derler, profesör bu defa masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii Ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar,Öğrenciler de koro halinde 'evet' derler. Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır, Kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler! Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek 'eveet' Diyerek; Ben 'Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım ' Der. Şöyle ki; Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir. Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur. O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz, eviniz, arabanız vs. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir. 'Şayet Kavanoza önce kum doldurursanız...' diye, anlatmaya devam eder, 'çakıl taşlarına Ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz. Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır . . Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz Eden şeylere çevirin. Çocuklarınızla oynayın. Sağlığınıza dikkat edin. Eşinizle yemeğe çıkın. Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin. Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin . Gerisi hep kumdur. Bu Ara Bir öğrenci sorar; 'Peki, O iki fincan kahve nedir?' Profesör gülerek: 'Bu soruyu bekliyordum, Hayatınız ne Kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan Kahve içecek kadar yer vardır !!! '
Sevgilerimle daydo89...
DİKKAT EDİN LÜTFEN...!!!
Rus kaynaklı olduğu tahmin edilen yeni bir internet vurgunu başlatıldı. Msn aracılığıyla gönderilen trojen kabusunuz olmasın! Türkiye Bileşim Güvenliği Derneği Genel Başkan Faruk Kekevli internet kullanıcılarını uyardı. Rus kaynaklı olduğu tahmin edilen yeni bir internet vurgunu başlatıldı. MSN aracılığı ile gönderilen “bu resim senin mi? www.designportal.com/resimleri.php?id=murat???@hotmail.com" isimli mesaj yeni bir internet soygunu anlamına geliyor. Faruk Kekevi 'hayalet mesaj'la ilgili şu açıklamayı yaptı; "Mesaj tıklanınca bilgisayarınıza gizli bir “keylogger” isimli hayalet program yüklemiş oluyor. Sizin hiçbir şeyinizden haberiniz olmadan bilgisayarınız üzerinizden her bir klavyeye dokunuşun hareketleri bu internet dolandırıcılarına geçiyor. Virüslerden daha tehlikeli bu ‘’trojen’’ler için internet kullanıcılarının daha dikkatli olmasını istiyoruz." İnternet üzerinden yaptığınız tüm banka işlemleri ve şifreleri bu program sayesinde programın yönlendirdiği kişiye gidiyor. Bu link yüzünden Türkiye’de binlerce kişinin zarar göreceği belirtiliyor.Bu organizasyon virüslerden daha tehlikeli ve bilgisayardan ancak başka bir program kullanılarak çıkartılabiliyor.
 Sevgilerimle daydo89...
Dağ yamaçlarındaki ala geyiklerin hüzünlü bakışlarıyla başlar gözyaşı mevsimi.Onun bir iklimi yoktur.Gözyaşı mevsimine herkes kendini hazır hissetttiğinde girer.Peki ya hiç gözyaşı mevsimini yaşamayan var mıdır?Olabilir;değil mi?Ağlamanın ya da paylaşmanın ne olduğunu bilemyen insanlar olabilir.Birileri gösterseydi buraların kapısını,onlarda biraz olsun mutlu olabilirlerdi.Gözyaşı mevsimini yaşayan insanlar bu mevsimin bitmesini istemezler.Çünkü orada istedikleri gibi umutsuzluklarını,ayrılıklarını gözyaşlarıyla döküp rahatlayabilirler.En güzel duygularını hayal ederek yaşayabilirler.Mevsimin bitmesi ise işin başka bir güzel yanı aslında.Çünkü özlem başlayacak.Özleyeceksin ve o günlerin,o rahatlama mevsiminin tekrar gelmesini bekleyeceksin.Kalbinde yeşermeler biterse,gözyaşı mevsimi seni terk eder.İnsan kalbi;sevgi,ilgi,heyecan,mutluluk,aşk,hüzün,hasret,özlem,acı,umutsuzluk,ayrılık,gurbet,sıla hasreti ve yüreğimizi hoplatan yürek atışlarına ihtiyaç duyar.Herkesin içinde o kadar çok duygu varki herbirinin yeri,yaşayış zamanı farklıdır. Kalbimiz acıyıda duymalı,mutluluğuda tatmalı.Her ikisini yaşamalıki mutluluğun da,acınında ne anlama geldiğini iyi bilsin...O yüzden hayatta hiçbir şey yarına ertelenmemeli.Herşeyi zamanında yapınki yarın ''keşke'' demeyin. Sevgi,nerede olursa olsun kendini hissettiriyor.Tabiki bunun anlamını bilenler için.Bunu bilmeyen milyonlarca insan var;uyandırılmaları gerekiyor.Sevgi daha fazla kırılmadan,aşk daha fazla maddeleşmeden,umut karşı köye göç etmeden bunu yapmalısın.Ben hayata hiçbir zaman hoşçakal demedim.Bunu ne dostlarıma,ne sevdiklerime ve ne de şimdi sizlere söylüyorum.Hepinize bşrden her zaman dediğim sözü tekrar fısıldıyorum:' Merhaba! '
Hayatınızda hiçbir zaman olumsuzluklara yer vermeyin her zaman olumlu düşünün olumlu olsun.Kesinlikle aklınızdan olumsuz küçücük bir şey bile geçirmeyin olumsuzluğu çağırırsınız.Lütfen bunu hayat felsefeniz yapın.Deneyin ve karşılığını alın.Bence bi kere denemeye değer.
Sevgilerimle daydo89...
Alıntı
Bilgisayarınızdaki açık portlar.
Sevgili ev kullanıcısı Arkadaşlarım, İnternetin yaygınlaşmasıyla, yapacak işleri olmayan bir çok internet meraklısı dünyalı başkalarının bilgisayarlarına girerek meraklarını gidermekte ve kötü niyetli olanlarıda egolarını tatmin için girdikleri bilgisayara zarar vermektedir.
Bilgisayarınıza girmek için açık portlardan faydalanıyorlar veya port açmak için küçük proğramcık yolluyorlar.Bunlar posta, MSN veya başka yollarla oluyor.
Bilgisayarınızda açık port olup olmadığını http://www.securitymetrics.com/portscanlogic.fadp adresindenücretsiz test edebilirsiniz.
Ip nizin yazılı olduğu alanı tıklayın. Test sonucu verilerinde, - open = açık portunuz varsa gösterir. - close= kapalı olan portları gösterir, - stealth = hiç bir tehlike bulun madığını gösterir.
Testinizi yapın sonucu görün ve teşekkür yorumu yazmayıda unutmayın. Sevgiyle kalın. Bet*Sa Bet*Sa'dan alıntıdır.Paylaşım için teşekkürler...
Sevmek yada sevildiğini sanmak çoğu zaman bu ikisi arasında taklıp kalıyor hayatımız...Bazen sevip sölemiyor bazense sevildiğimiz halde değerni bilmiyoruz..Gün gelipte sevinler gidince ve geri dönmeyince,sessiz bir akşamda yalnız bir köşede durup düşünüyor,ve hiç beklemediğimiz halde buluyoruz kendimizi...Gün gelip de yalnız kaldığımızda içimize yöneliyoruz..Biz ve gidenler,giderken yanlarında götürdükleri parçalarımız her zaman kalbimizin bize ait olduğunu düşünürüz.Aslnda o,bizi sevenlerin bizdeki emanetidir.Zamanı gelince,geri verilmemek üzere alınacaktır.aylarca yıllarca farketmeden bekleriz gelip alcak olan kişiyi..Sonra bi gün sol yanımızda bi acı,boğazımızda bi hıçkırık yollara bakıyorken buluruz kendimizi,işte o gün anlarız.Kalbimiz artık yerinde değildir gerçek sahibi gelmiş almış ve gitmiştir...Bir boşlık kaplar içimizi o gün,bir yalnızık ve hasret sarar dört bi yanımızı...Kimimiz bi köşede sessizce bekler yüreğimizi de yanına alıp giden kişiyi,gelmeyeceğini bilriz yinede umutla bekleriz yıllarca..Gidenler dönmeyecektir geri bilriz anlarız ama yinede belkilerle geçirirz günlerimzi..Belki gelir belki kalbimi geri verir diye yollara bakakalırız günlerce...Bir sonbahar akşamı.Rüzgara savururken saçlarımızı uzun uzun düşünürüz.Gidenlerin ardından kendimizce kararlar alırız ve inanırız yeni başlangıçlar yapacağımıza...Hiç bi zaman uygulayamıcağımız bu kararları alırken bilmeyiz hiç kimse kalbi olmadan hiçbir şeye başlayamız ve yeni başlangıçlar yapmaz...Bu belki hayata bağlanmak için bi çaba belkide sadece bi kandırmaca... Sevginizin veya sevildiğinizin değerini bilin...!!! Sevgilerimle daydo89... Bizim için değerli olan babalarımız... Siz bizler için hayattaki en önemli şeylersiniz aynen annelerimiz gibi.Bizleri yetiştirmek bu günlere kadar getirmek için elinizden geleni yaptınız.Bizim ihtiyaçlarımızı karşılamak için kimi zaman gecenizi gündüzünüze kattınız.Ve bunların karşılığınıda biz çocuklarınızdan iyi ya da kötü bir şekilde aldınız.Bunların sonuçlarındanda hepimiz etkilendi. Evlerimizin direği,herşeyimiz,canımız... Siz bizim için çok önemlisiniz...Bunu sakın unutmayın...!!! TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN...!
Sevgilerimle daydo89...
|
|
|
|